07 – 09 Aralık 2008

İspanya anakarasındaki Almerimar’a kadar yaklaşık 250 mil yolumuz var. Sakin havada motor yelken gidiyoruz. 8 Kasım sabahı Sibel vardiya için uyandırıyor. Bugün Kurban Bayramı’nın ilk günü. Çikolata ve kolonya tutuyor. Oltamızı yokluyorum ama boş. Akşama kadar da öyle kalıyor. Halbuki her bayram hatırı sayılır bir balık gelirdi, kurbanlık…

29_almerimar

29_almerimar

9 Aralık sabahı kara gözüküyor. Sebze seraları sahiller boyunca göz alabildiğine uzanıyor. Öğle saatlerinde Almerimar Marina’ya giriyoruz. Bu sahillerde ne yazık ki demirlemeye müsait koylar yok. Ancak fiyatlar kış aylarında makul düzeyde. Bizim (15 metreye kadar bir teknenin) su, elektrik dahil bir günlük bağlama ücreti 12 Euro. Ma teknesinden Mehmet Aksın ve Yeşim Büber de burada. Marinaya girerken koşarak gelip Uzaklar II’yi karşılıyorlar.

Marinaya girmek demek suya ve elektriğe bağlı işleri bitirmek anlamına geliyor. Sibel birikmiş çamaşırları yıkıyor. Epey çamaşır biriktirmişiz, hepsinin yıkanması üç gün sürüyor.

28_marinada

28_marinada

Mandar halatları sık sık direkteki basamaklara takılıyordu. Kötü havalarda bir de, bu basamaklara takılan halatları kurtarmakla uğraşıyorduk. Buraya kadar sakin bir yerde bulamadığımızdan direğe çıkamamıştık. Çamaşır işi bittikten sonra sıra direğe geliyor. Sibel’i bosun sandalyesiyle direğe basıyorum.

27_bosunsandalyesi

27_bosunsandalyesi

En tepeden başlayarak basamaklarla çarmıhların arasına gırcala bağlayacak. O yukarıda çalışırken halatını yavaş yavaş aşağıya salıyorum, bir yandan da yandaki İngiliz denizciyle sohbet ediyorum. Sibel’in çalışması İngiliz’in çok hoşuna gitmiş, beni tebrik ediyor!

32_gircala

32_gircala
Scroll to Top